Kayıtlar

Yansıtma Yazısı

Bu çağda, bu yerde, Oğuz yurdunda büyük bir orman vardı. Irmaklar akardı içinden, Av hayvanları dolaşır, kuşlar uçardı göğünde. Bir gün Oğuz Kağan, halkının ormana gitmeye korktuğunu gördü. Canavar yoktu belki ama Karanlık, bilinmezlik ve korku İnsanların yüreğini sarmıştı. Oğuz dedi ki: “Bir milleti korkutan şey, çoğu zaman kendi endişesidir.” Kargısını, yayını aldı; Ama savaşmak için değil, Halkına cesaret göstermek için. Ormana tek başına girdi. Gecenin karanlığında ateş yaktı, Yolları işaretledi, Tehlikeli yerleri belirledi. Sabah olduğunda halkını yanına çağırdı: “Bakın,” dedi, “Bu orman düşman değil. Onu tanırsak, korkumuz yok olur.” O günden sonra halk, Ormana korkmadan girdi. Avlandı, odun topladı, Yurdunu büyüttü. Böylece Oğuz Kağan, Bir canavarı öldürerek değil, Halkının korkusunu yenerek Büyük bir kağan oldu.

ZİHİN HARİTASI

                                                              TÜRK EDEBİYATINDA                                                    KAHRAMAN TİPLERİNİN DEĞİŞİMİ                                      ─────────────────────────────────────────────────────────                    │                                                     │                              ...

AL SANCAK

  Al Sancak Göklerde süzülür nazlı nazlı bayrağım, Rüzgârla konuşur dağlar, ovalar, vatan, Geçmişten geleceğe uzanan kutsal nişan, Uğruna can verilir, sensin bize armağan. Şafakta yükselince parlar bütün ufuklar, Seni gören yüreklerde diner eski korkular, Birlik olur adınla şehirler, köyler, sokaklar, Sonsuza dek dalgalan göklerde ey al sancaklar.

PODCAST

 

Sessizlikten Cesarete

Buğlem sınıfta hep arka sırada otururdu. Söz almak istediğinde kalbi hızla çarpar, “Yanlış söylersem herkes güler” diye düşünürdü. Bu yüzden kendini yetersiz hisseder, içinden konuşur ama sesini çıkaramazdı. Herkesin ondan daha iyi olduğunu sanırdı. Bir gün öğretmen grup çalışması yaptırdı. Buğlem yine sessizdi. Bunu fark eden Zeynep, yanına yaklaşıp yumuşak bir sesle, “Fikrini merak ediyorum, istersen önce bana anlat,” dedi. Zeynep onu yargılamadan dinledi, sözünü kesmedi. Buğlem anlattıkça rahatladı. Zeynep, “Bence bu çok güzel bir düşünce, birlikte sınıfa sunabiliriz,” deyince Buğlem şaşırdı. Sunum günü geldiğinde Zeynep Buğlem'in yanında durdu. Buğlem kısa bir cümleyle başladı. Kimse gülmedi. Aksine arkadaşları başlarını salladı. Öğretmen, “Bu bakış açısı çok değerli,” dedi. Buğlem ilk kez kendine güvenmenin nasıl bir his olduğunu anladı. O gün Buğlem şunu öğrendi: Birinin empatiyle dinlemesi, insanın kendine olan inancını yeniden yeşertebilir. Küçük bir cesaret, doğru destekle...

KAR ŞİİRİ DEĞERLENDİRMESİ

Kar Kardır yağan üstümüze geceden, Yağmurlu, karanllık bir düşünceden, Ormanın uğultusuyla birlikte Ve dörtnala, dümdüz bir mavilikte Kar yağıyor üstümüze inceden Sesin nerde kaldı, her günkü sesin, Unutulmuş güzel şarkılar için Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan Sesin nerde kaldı? Kar içindesin! Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam! Uyandırmayın beni uyanamam. Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına, Allah aşkına, gök, deniz aşkına Yağsın kar üstümüze buram buram Buğulandıkça yüzü her aynanın Beyaz dokusunda bu saf rüyanın Göğe uzanır -tek, tenha- bir kamış Sırf unutmak için, unutmak ey kış! Büyük yalnızlığını dünyanın. Ahmet Muhip Dıranas Konu: Kar yağışının doğada ve insanda oluşturduğu duygusal etki. Tema: Yalnızlık, içe kapanma, hüzün ve içsel derinlik. Yazılma Amacı: Şair, karın yarattığı sessizliği ve bu sessizliğin insanda uyandırdığı düşünceleri aktarmayı amaçlamıştır. Şiir–Şair İlişkisi: Dıranas’ın melankolik ve duyarlı şiir dili bu metinde belirgindir. D...

TİLKİ İLE KAPLUMBAĞA FİLM ŞERİDİ

Resim