Sessizlikten Cesarete

Buğlem sınıfta hep arka sırada otururdu. Söz almak istediğinde kalbi hızla çarpar, “Yanlış söylersem herkes güler” diye düşünürdü. Bu yüzden kendini yetersiz hisseder, içinden konuşur ama sesini çıkaramazdı. Herkesin ondan daha iyi olduğunu sanırdı.

Bir gün öğretmen grup çalışması yaptırdı. Buğlem yine sessizdi. Bunu fark eden Zeynep, yanına yaklaşıp yumuşak bir sesle,
“Fikrini merak ediyorum, istersen önce bana anlat,” dedi. Zeynep onu yargılamadan dinledi, sözünü kesmedi. Buğlem anlattıkça rahatladı. Zeynep, “Bence bu çok güzel bir düşünce, birlikte sınıfa sunabiliriz,” deyince Buğlem şaşırdı.

Sunum günü geldiğinde Zeynep Buğlem'in yanında durdu. Buğlem kısa bir cümleyle başladı. Kimse gülmedi. Aksine arkadaşları başlarını salladı. Öğretmen, “Bu bakış açısı çok değerli,” dedi. Buğlem ilk kez kendine güvenmenin nasıl bir his olduğunu anladı.

O gün Buğlem şunu öğrendi: Birinin empatiyle dinlemesi, insanın kendine olan inancını yeniden yeşertebilir. Küçük bir cesaret, doğru destekle büyür.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Cahit Sıtkı TARANCI Yalnızlık Şiiri

Çalı Kuşu:Bir İdalistin Anadolu Yolculuğu